Mimarlık Öğrencileri Bilgi Paylaşım Platformu

  • 17/5/2007 - Doğan TEKELİ-Sami SİSA
  •  

    Biyografi

    1929 yılında Sami Sisa İstanbul'da, Doğan Tekeli Isparta'da doğdu. 1952'de İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ni bitirdiler. Tekeli mezuniyetinden sonra bir süre İzmir Belediyesi Proje Bürosu'nda, Mimar Rıza Aşkan'ın yönetiminde; Sisa da aynı dönemde, İstanbul Belediyesi Planlama Bürosu'nda çalıştı. 1945'te SİTE / Doğan Tekeli - Sami Sisa Mimarlık Kolektif Şirketi'ni kurdular. 1955 yılında İzmir Belediyesi'nde Konak Sitesi projelerinin hazırlanmasında birlikte danışmanlık yaptılar. Sisa, 1958 yılında İsrail'de Ariel Sharon bürosunda, 1961'de ise İsviçre'de Roland Rohn Bürosu’nda bir süre çalıştı. Tekeli, 1956'da DGSA Yüksek Mimarlık Bölümü'nde A. Hikmet Holtay'ın kürsüsünde asistanlık, 1957 yılında bir dönem için Mimarlar Odası Başkanlığı, 1961-71 yılları arasında İTÜ Teknik Okulu Mimarlık Bölümü'nde proje dersi öğretmenliği yaptı; 1984 yılında Uluslararası Arap Birliği Genel Merkezi Yarışması’nda jüri üyeliğine seçildi; 1992 ve 1998 yıllarında Ağa Han Mimarlık Ödülü Jürileri’nde bulundu. 2001 yılında Doğan Tekeli’ye İTÜ Senatosu tarafından fahri doktorluk unvanı verildi. Sisa, 2000 yılında aramızdan ayrıldı. Tekeli, mesleki yaşamını İstanbul’da sürdürüyor.

    Tekeli ve Sisa’nın mesleki makaleleri ve seminer bildirileri bulunuyor. Çeşitli tarihlerde birçok ulusal yarışmada jüri üyeliği yaptılar. Her ikisi de katıldıkları mimari proje yarışmalarında 26 birincilik ödülü, 43 kadar da derece ve mansiyon kazandılar. 100 kadar uygulanmış, 160 adet projede imzaları bulunuyor. Bazı eserleri 1982 yılında Venedik Bienali’nde sergilendi. Yurtdışında ve içindeki mimarlık basınında yapıları ve projeleri yayımlandı. Eserlerinin yayınlandığı “Tekeli-Sisa: Projeler-Uygulamalar (1954-1974) ve (1974 - 1994)” adlı iki kitapları vardır.

     

     

    DOĞAN TEKELİ, SAMİ SİSA

    BAŞLICA YAPITLARI:

    1955 İzmir Konak Sitesi, Yönetici Merkez Kentsel Tasarımı (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1956 Konya Belediye Binası (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1957 Adıyaman Hükümet Konağı (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1958 Rumelihisarı Çevre Düzenlemesi, İstanbul (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1959 İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1959 2000 Kişilik Yüksek Öğrenim Yurdu, Ankara (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1961 Yüksek Öğretmen Okulu, Ankara (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1962 TC Büyükelçilik Kompleksi, Yeni Delhi (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1963 Neyir Trikotaj ve Konfeksiyon Fabrikası, İstanbul.
    1963 Ege Üniversitesi Fen Fakültesi, İzmir (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1964 Stad Oteli, Ankara (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1964 Antalya Bölge Müzesi (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1965 KTÜ Makine ve Elektrik Fakülteleri, Trabzon (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1966 Emin Onat Mezarı, İstanbul (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1966 Danıştay Binası, Ankara.
    1967 İstanbul Pamukbank (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1967 İstanbul Birleşik Alman İlaç Fabrikası.
    1968 KTÜ Akademik Merkezi, Trabzon (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1971 İstanbul Sigorta Şirketi idare binası, İstanbul. (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1973 Yalova Yapay Elyaf ve İplik Fabrikası, İstanbul.
    1973 Yapı ve Kredi Bankası Dinlenme Tesisleri, İstanbul.
    1975 Lassa Lastik Fabrikası, İzmit.
    1978 İGSAŞ Sitesi, İzmit.
    1979 Eczacıbaşı Serum Fabrikası, İstanbul.
    1980 İlaç Fabrikası, İstanbul.
    1983 Halk Bankası Genel Müdürlük Kompleksi, Ankara (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1983 Anadoluhisarı Konut Sitesi, İstanbul.
    1983 Anavatan Partisi Genel Merkez Binası, Ankara.
    1987 DUSA Endüstriyel İplik Fabrikası, İzmit.
    1988 Yönetim ve İş Merkezi, İstanbul (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1988 Bilgi İşlem Merkezi, Ankara.
    1988 Eczacıbaşı İlaç Fabrikası, Lüleburgaz.
    1988 Ankara Vakıf Bank Sosyal Tesisleri ve Bilgi İşlem Merkezi (yarışma projesi, birincilik ödülü).
    1991 Antalya Havalimanı Dış Hatlar Terminali (yarışma projesi, birincilik ödülü)
    1993 Halk Bankası Genel Müdürlük Kompleksi, Ankara.
    1993 İş Bankası Genel Müdürlüğü, İstanbul.
    1994 Organize Sanayi Bölgesi Sosyal ve İdare Merkezi, Gebze.
    1997 Metrocity Alışveriş Merkezi, Konut ve Ticaret Kompleksi, İstanbul.
    1999 Evlendirme ve Ticaret Merkezi, İzmit.
    2001 Selenium Residence, İstanbul.
    2002 Nural Köşkü Konutları, İstanbul .
    2003 Etik Sitesi, İstanbul.
    2003 Organize Sanayi Bölgesi Teknoparkı, Gebze.
    2004 Sanovel İlaç Fabrikası, Silivri.
    2004 Uğur Plaza Alışveriş ve İş Merkezi, Gaziantep.
    2004 Antalya Havaalanı Dış Hatlar Terminali II.

    Başlıca Yapıtlarından:

     



     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 10/5/2007 - Ahmet Arif Hikmet Koyunoğlu (1888-1982)
  • Resim öğretmeni ressam Hoca Ali Rıza'nın önerisi üzerine mimarlığa yönelen Koyunoğlu, yükseköğrenimini 1908-14 arasında Sanayi-i Nefise Mektebi 'nde görmüş, burada Fransız asıllı Levanten mimar Alexandre Vallaury (1850-1921) ve  İtalyan mimar Giulio Mongeri'nin öğrencisi olmuştur.
    Genç yaşta babasını yitirince Âsar-ı Atika Müzesi ( İstanbul Arkeoloji Müzeleri) müdürü Osman Hamdi ve kardeşi Halil Edhem Eldem'in yardımıyla müzeyle ilgili işler almış, Mongeri'nin Beyoğlu'nda uygulamakta olduğu Saint Antoine Kilisesi'nin yapımında çalışmıştır.
    I. Dünya Savaşı başlayınca askere, Erzurum'a alınan Koyunoğlu, ordudaki görevinin yanı sıra Erzurum'da İttihad ve Terakki Cemiyeti Kulübü'nü inşa etmiştir.
    Savaş sonrası yeniden İstanbul'a dönmüş, işgâl altında bulunan kentte mimarlık yaparak geçinme olanağı bulamadığından tabelacılık, foto muhabirliği ve fotoğrafçılık yaparak hayatını kazanmaya çalışmıştır.
    İlk Türk fotoğrafçılarından biri olarak Cağaloğlu'nda Yeraltı Fotoğrafhanesi'ni açan Koyunoğlu, işgâl güçleri tarafından takibe alınınca İstanbul polis müdürü olan arkadaşı Nevzat Tandoğan'ın yardımıyla Ankara'ya kaçmıştır.
    Burada Şeriye ve Evkaf Vekâleti İnşaat ve Tamirat Heyet-i Fenniyesi'nde kısa bir süre mimar olarak çalışmış, daha sonra da kendi bürosunu açarak serbest çalışmaya başlamıştır.
    Bu yıllarda resmî ya da özel yapıların mimarlığını yaparken bir yandan da Hâkimiyet-i Milliye gazetesine ve Türk Yurdu dergisine kültür ve mimarlık konularında yazılar yazmış, İstanbul'daki İleri gazetesinin foto muhabirliğini yapmıştır.
    Bursa'da Tayyare Cemiyeti Tiyatro ve Sineması'nın (1930-34) uygulamasından sonra, o yıllarda yurt dışından çağrılan yabancı mimarların önemli devlet yapılarının tasarımıyla görevlendirilmeleri ve Ankara'da iş olanaklarının kısıtlanması nedeniyle 1935'te İstanbul'a yerleşmiştir.
    Burada eski yapıtların onarımı üzerine çalışmış, evler, apartmanlar tasarlamış ve uygulamıştır.
    Koyunoğlu'nun yapıtları I.Ulusal Mimarlık akımının özelliklerini taşır.
    Ankara'daki ilk önemli yapısı "Emanet-i Mübareke" adıyla bir camide saklanan değerli eşyanın sergilenmesi amacıyla yapılan Etnografya Müzesi'dir (1925-28).
    Bunu Maarif Vekâleti Binası izlemiştir.
    En önemli yapısıysa Osmanlı mimarlığından esintiler taşıyan ve daha çok seçmeci bir tarzı yansıtan Türk Ocağı Binası'dır (1927-30).
    Projesi, Vedat Tek , Kemaleddin Bey ve Mongeri'nin de katıldıkları sınırlı bir yarışma sonucunda kabul edilmiştir.
    Koyunoğlu'nun Ankara'daki bir başka yapıtı da Himâye-i Etfal'dir (Çocuk Esirgeme Kurumu Binası; 1925-30).
    Bunların yanı sıra Ankara'da Celal Bayar Evi ile Mithat Alam Evi (İsrail Büyükelçilik ikametgâhı), İstanbul'da, Florya'daki Hasan Bey, Ortaköy'deki İskender Bey, Sultanahmet'teki Recep Peker (İstanbul Kültür Müdürlüğü) Köşkleri ile, Bebek'teki Rakım Enç Apartmanı vb. dönemin ileri gelenlerinin evlerini yapan Koyunoğlu, Evkaf Vekâleti tarafından yaptırılan dört örnek konutun yapımında çalışmış; Hacı Bektâş Veli Türbesi'nin onarımı ve Bursa yakınlarında iki göçmen köyü evlerinin yapılmasıyla görevlendirilmiştir.
    Koyunoğlu, Türk yapı geleneğine özgü bir tür olan mezar yapılarıyla da ilgilenmiş, Türk sanatında heykelin yerini tuttuğunu söylediği mezar taşlarıyla ilgili bilgi ve belgeler toplamıştır. Kendisinin de bu alanda yapıtları bulunmaktadır
    .
    Kaynak: "Erken Cumhuriyet Dönemi Mimarlığı 1923- 1938", ODTÜ yayını

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 10/5/2007 - Kemaleddin Bey (1870-1927)
  •  

    Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında gelişip, Cumhuriyet'in ilk on yılında da etkisini sürdüren I. Ulusal Mimarlık akımının en tanınmış uygulayıcılarındandır.
    Yüksek öğrenimini 1887-91 arasında Hendese-i Mülkiye Mektebi'nde tamamlamıştır.
    Burada Alman Kos, Avusturyalı Forcheimer, ve Alman Jachmund'un öğrencisi olmuştur.
    Osmanlı mimarlığını incelemek için Alman hükümetince İstanbul'a gönderilmiş olan Jachmund, Kemaleddin Bey'in henüz öğrenci olduğu yıllarda Sirkeci Garı'nın (1889-90) tasarımıyla görevlendirilmişti.
    Mezun olur olmaz Jachmund'a asistan olarak atanan Kemaleddin Bey, Jachmund'un üzerinde çalıştığı Sirkeci Garı'nın biçimlemesinden etkilenmiştir. İleriki yıllarda tasarladığı Evkaf-ı Hümayûn Nezareti ve Edirne Garı gibi yapılarda bu etkinin izleri görünür.
    1891-1905 arasındaki asistanlığı sırasında açtığı özel bürosunda bir yandan da ilk yapıtlarını tasarlamaya başlamış; Rumelihisarı'nın tepelerinde, Galip Bey için yaptığı iki köşkü İstanbul'un çeşitli yerlerinde gerçekleştirdiği diğer köşk ve konutlar izlemiştir. Çoğu ahşap olan bu ilk konutlardan başka Nişantaşı'nda Halil Paşa ve İsmail Paşa Konakları'yla Ortaköy'de, koru içindeki Sultan Reşad Köşkü'nü de tasarlamıştır.
    1895 te mimarlık eğitimi için devlet tarafından Berlin'e gönderilmiştir.
    Berlin'de Charlottenburg Teknik Yüksekokulu'nda iki yıl mimarlık eğitimi gördükten sonra, iki buçuk yıl da çeşitli mimarların yanında çalışmıştır.
    1900 de yurda döndükten sonra Hendese-i Mülkiye'deki görevine yeniden başlamış, ertesi yıl Harbiye Nezareti Ebniye-i Askeriye (askeri yapılar) mimarlığına ek görevle atanmıştır.
    Ulusal mimarlık konusundaki düşüncelerini ve bu yöndeki ilk yapıları da ilk kez bu yıllarda belirmeye başlamıştır.
    20. yüzyılın ilk yıllarında gelişen Türkçülük, mimarın bu dönemdeki yapılarına, Ahmed Cevad Paşa ve Gazi Osman Paşa Türbeleri'nde görüldüğü gibi, Klasik Dönem Osmanlı mimarlığından esinlenmiş yapı öğelerinin yüzey düzenlemelerinde kullanılışı biçiminde yansımıştır.
    Kemaleddin Bey'in en verimli yıllarını oluşturan II. Meşrutiyet döneminden önce tasarladığı en son yapı, Ahmed Râtip Paşa için Çamlıca'da gerçekleştirdiği büyük konak olmuştur. Aynı zamanda mimarın son ahşap yapıtı olan Ahmed Râtip Paşa Konağı özellikle büyüklüğü ve görkemli merdiven holüyle dikkati çekmekte, ancak, biçimlemesinde, o yıllarda Batı'da ve İstanbul'da moda olan Art Nouveau akımından izler taşımaktadır.
    Kemaleddin Bey'in II. Meşrutiyet öncesi dönemde en büyük etkinliği eğitim alanında olmuştur.
    Jachmund'un Hendese-i Mülkiye'den ayrılmasından sonra mimarlık derslerini üstlenen ve ayrıca, Sanayi-i Nefise Mektebi'nde "Nazariyât-ı Mimariye" adlı bir ders vermeye başlayan Kemaleddin Bey, bu okullarda ulusal mimarlık konusundaki düşüncelerini işleyecek ortamı bulmuştur.
    Kemaleddin Bey, mimar olarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun geçmişteki gösterişli yaşantısına özlem duymakla birlikte bu çöküntünün nedenini, o yıllarda birçok Osmanlı aydınının yaptığı gibi, kültür yozlaşmasında aramış; bu nedenle, Batı mimarlığıyla geçmişteki Türk mimarlığını karşılaştırmak gereğini duyarak, artık günün koşullarına ters düşen bu mimarlıktan yalnızca biçimsel olarak yararlanıp yeni bir sentez oluşturmaya, ulusçuluk akımına koşut bir ulusal mimarlık anlayışı yaratmaya çalışmıştır.
    Kemaleddin Bey'in mimarlık açısından en verimli dönemi 1909-19 arasındaki 10 yıl olmuştur.
    1909'da II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra çağdaşlaşmaya yönelik bir atılımla, bütün devlet kurumlarında yenileştirme ve düzenleme girişimlerinin olduğu bu dönemde, Evkaf Nezareti'ne bağlı, vakıf yapılarının onarımıyla uğraşacak bir inşaat ve tamirat sermimarlığı (müdürlüğü) kurulmuş ve başına Kemaleddin Bey getirilmiştir.
    Kemaleddin Bey'in ilk iş olarak başlattığı İstanbul'un önemli eski yapılarının onarım çalışmaları onun ulusal mimarlık anlayışını geliştirmesine yardımcı olan bilgileri edinmesini sağlamıştır.
    II. Meşrutiyet boyunca (1908-18) süren bu çalışmalar arasında Sultan Ahmed, Fatih, Ayasofya, Yeni Cami gibi büyük külliyelerin yanısıra birçok küçük cami ve mescidin de onarımı bulunmaktadır.
    Öte yandan, evkaf gelirlerini artırmak amacıyla yeni yapılar gerçekleştirmesi düşünülen nezarette, Kemaleddin Bey'in önerilerine uygun olarak, İnşaat ve Tamirat Heyet-i Fenniyesi'nin kadroları genişletilmiş, çeşitli uzmanlık dallarından alınan teknisyenlerle örgütün büyük bir mimarlık ve inşaat bürosu biçiminde çalışması sağlanmıştır.
    "Kemaleddin Okulu" diye adlandırılabilecek bu büro, ulusal mimarlık anlayışını ülkenin bütün yörelerinde uygulayan bir dizi mimar, mühendis ve yapı ustasının yetişmesine olanak tanımış, böylece, Evkaf Nezareti İnşaat ve Tamirat Heyet-i Fenniyesi, I. Ulusal Mimarlık akımının odak noktasına dönüşmüştür.
    Kemaleddin Bey gene bu dönemde, günümüzdeki Mimar ve Mühendis Odaları'nın benzeri bir örgütün kurulması için çaba göstermiş; 1908'de kurulan Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyeti adındaki örgütte yer almıştır.
    Bu tarihte cemiyetin 21 üyesinin bulunduğu, mimar olarak kayıtlı 11 kişiden yalnızca üçünün Türk asıllı olduğu, bunların da Kemaleddin ve Vedat Tek ile Âsar-ı Atika Müzesi müdürü Halil Edhem Eldem Bey oldukları görülmektedir.
    Kuruluşundan bir yıl sonra, 15 i mimar 48 üyesi olan örgüt, I. Dünya Savaşı sonunda, büyük olasılıkla 1919 da dağılmıştır.
    En verimli dönemi olan 1910-11'de gerçekleştirdiği yapıtları arasında, Vakıflar'ın ait yedi büyük iş hanı, Bebek (1913), Bostancı Kuloğlu (1913) ve Bakırköy Kartaltepe (1923-24) Camileri ile Bostancı İbrahim Paşa, Ayazma ve Eyüp Reşadiye Mekteb-i İbtidaileri bulunmaktadır.
    Vakıf hanlarından beşi İstanbul'da ikisi de Ankara'da uygulanmıştır. Aynı yıllarda ülkenin çeşitli kentlerinde uygulanmak üzere okul, cami vb tasarımları gerçekleştirdiği de bilinmektedir.
    1913-17 arasında, Osmanlılar'dan kopma eğilimi gösteren Araplar'ı hoşnut etmek amacıyla, Arap vilayetlerinde girişilen bayındırlık işlerinde görevlendirilen Kemaleddin Bey'in bu nedenle hazırladığı tasarımların büyük bir bölümü, I. Dünya Savaşı nedeniyle gerçekleştirilememiş, İstanbul için tasarladığı yapıların bazıları da yarım kalmıştır.
    Bunlardan Yeşilköy ve Bakırköy'deki camilerle Bahçekapı'daki IV. Vakıf Hanı (1916-26) ancak Cumhuriyet'in ilk yıllarında tamamlanabilmiş; Şehzadebaşı'ndaki V. Vakıf Hanı gene Cumhuriyet döneminde bitirilmeden kullanıma açılmış; VI. ve VII.Vakıf Hanları ile başka birçok tasarımsa yapıya dönüştürülememiştir.
    1914'te Evkaf Nezareti'ndeki görevine ek olarak İstanbul Şehremaneti Heyet-i Fenniye müşavirliğine (Belediye Fen Kurulu danışmanlığı) atanan Kemaleddin Bey'in, bu yeni görevinde, Şehremaneti Heyet-i Fenniye müdürü olan Vedat Bey'le birlikte kenti ilgilendiren çeşitli çalışmalar yaptığı anlaşılmaktadır.
    Kemaleddin Bey, İstanbul'un işgâli sırasında (1919) nezaretteki işine son verilince çalışmalarını yalnızca Şehremaneti'nde ve özel atölyesinde sürdürmüştür.
    1918 Fatih yangınında evlerini yitiren dar gelirli aileler için tasarladığı, Lâleli'deki Harikzedegân Apartmanları (Tayyare Apartmanları, günümüzde Merit-Antik otel; 1919-22) Türkiye'deki çok katlı sosyal konut uygulamalarının ilki olmasının yanısıra, donatılı beton iskeletle gerçekleştirilmiş ilk yapılar olmasıyla da önem taşımaktadır.
    Kemaleddin Bey 1919'da İngiliz yönetimine geçen Kudüs'te, Mescid-i Aksa'nın ve Kubbet-üs-Sahra'nın onarımlarını gerçekleştirmiş ve gösterdiği başarıdan ötürü Britanya Kraliyet Mimarlık Enstitüsü'ne üye seçilmiştir.
    Kemaleddin Bey'in Kudüs'te bulunduğu sıralarda, Ankara'da gerçekleştirilmesi düşünülen bazı yeni yapıların tasarımı Vedat Bey'e verilmiş, sonradan Büyük Millet Meclisi Binası olarak kullanılan Halk Partisi Genel Merkezi 1924'te tamamlanmış, ancak, gene Vedat Bey tarafından yapımına başlanan Vakıf Oteli (Ankara Palas) anlaşmazlıklardan ötürü yarım kalmıştır.
    Kemaleddin Bey, bu otelin tamamlanması için Ankara'ya geri çağrılınca sürmekte olan Mescid-i Aksa onarımını mimar Nihad ve Hüsnü Beylerle mühendis Şükrü Bey'e bırakmıştır.
    1925'te Evkaf Müdüriyet-i Umumiyesi İnşaat ve Tamirat müdürlüğüne atanan Kemaleddin Bey, bundan sonra Ankara Palas'ın tamamlanması için çalışmalarını sürdürürken, başkentte gerçekleştirilmesi düşünülen bir genel kütüphane, Gazi Çiftliği için Atatürk'ün parasıyla yaptırılacak bir çiftlik evi ve Vakıflar'ca yaptırılacak yeni konutlar üzerinde de çalışmıştır.
    Bu konutların bir bölümü Ankara Palas'ın alt tarafında gerçekleştirilmişlerse de, kütüphane ve çiftlik evinin yapımından vazgeçilmiştir.
    Aynı yıllarda, Türk Ocağı Binası 'nın tasarımıyla görevlendirilmiş, ancak belirsiz nedenlerle yapı daha sonra sınırlı bir yarışmaya açılmış; Vedat Bey , Kemaleddin Bey, Arif Hikmet Koyunoğlu ve Mongeri arasından Arif Hikmet Bey'in tasarımı birinciliğe değer görülmüştür.
    Kemaleddin Bey 1926 içinde Evkaf Müdüriyet-i Umumiyesi'ndeki görevi gereğince çeşitli vakıf evleri, iki vakıf hanı, Yenişehir'de, ölümünden sonra kendi adının verildiği bir ilkokul gerçekleştirmiş; ayrıca Atatürk'ün isteği üzerine, Çankaya'da yapılmak üzere, çağdaş gereksinimlere yanıt verebilecek nitelikte bir cami tasarlamış, Nafia Vekâleti adına da, Ankara Garı yanında yapılması düşünülen Devlet Demiryolları Umum Müdürlüğü Binası'nın tasarımına başlamıştır.
    1927'de Maarif Vekâleti adına tasarladığı Gazi İlk ve Orta Muallim Mektebi aynı yıllarda kentin biçimlenmesinde etkin olmaya başlayan uluslararası üslup nedeniyle yoğun eleştirilere yol açmıştır.
    Mimarın ölümünden sonra, 1930'da tamamlanan bu yapı ile I. Ulusal Mimarlık dönemi kapanmış, bundan sonraysa, dönemin Türk mimarlığına yurt dışından gelen yabancı mimarlık hocalarının etkisinde uluslararası bir biçimleme anlayışı egemen olmuştur.
    .
    Kaynak: "Erken Cumhuriyet Dönemi Mimarlığı 1923- 1938", ODTÜ yayını

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Mimarlıkla ilgili birçok bilgiyi bulacağınız tek blog

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • http://www.e-diyarbakir.info
  • http://www.arkitera.com
  • http://www.mimarch.biz
  • http://www.mimarlikmuzesi.com
  • http://www.mimarim.com
  • http://www.mimarlikkitabevi.com
  • http://www.dexigner.com/tr

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • dizahren

    Reklam

  • Bursunuzu Nereye Harcıyorsunuz?
    Eğitimim için harcıyorum
    Ev kirasına veriyorum
    Biriktiriyorum ilerde büro açacağım:)
    Ozalitçiye para yetiştiriyorum


    Sonuçlar
    Sayfa: 1 - Toplam: 5
    | Sonraki Sayfa
    Mimarlık Öğrencileri Bilgi Paylaşım Platformu