Mimarlık Öğrencileri Bilgi Paylaşım Platformu

  • 11/5/2007 - Çocuklardan Diyarbakır Ulu Caminin Tarihi
  • Kategori: Eglence

    Çocuklardan Diyarbakır Ulu Caminin Tarihi (kendim çektim )

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/5/2007 - MİMARIN TANIMI
  • Kategori: Eglence

    Öğrencilerden mimarın tanımı


      
     
    olmayin, baska bisi olun... ama diyosaniz olcam, o zaman dinleyin beni ey mimar olmak isteyenler... , sakin hocalarla dalasmayin kesin derslerden kaliyosunuz, yag cekin bol bol, ayrimcidirlar biraz... ogrenci secerler... "bana takti" lafinin en iyi yasandigi ortam... proje derslerinin aile ortami gibi gectigi milletle konusup, bisiler almak icin kantine gidilebildigi güzel bi ortami var... haftanin 5 günü sabahladiginiz, proje teslimlerinden onceki güya tatil olan 2 hafta boyunca kendinizi yiprattiğiniz bir egitim sistemine sahip... kisaca cok zor ama dayanabilirseniz güzel...

     
    cok bilmis, ukala, super insan modeli :p

    yapilarin tasarini yapip bunlarin uygulamasini yoneten sanat ve fen kadini veya adami

     
     
    olana kadar bi tarafınızı yırtıyorsunuz
    olduktan sonra da hiçbişey olmadıgınızı, hala ekmek parası için deli gibi iş arayacagınızı, aslında hayatın sizin gordugunuz kadar tozpembe olmadıgını, entellektüel sanat boyutunun sadece okulda kaldıgını ve hayat boyu sizden daha bilgisiz gerizekalılara iş öğretmeye çalışacağınızı görüyorsunuz
    ya işte bana koyan da bu oldu
    ahhhhh ahhhhhhhhh

     
     
     
    uyumamak icin kolanin icine kahve dokmek gibi icatlari olan insanlar..

     
     
    eline bi fincan çayı alıp,koltukta sızıp, usuul usul o çayı üstlerine döküp,buna rağmen uyanmayan proje insanları(bkz: beyaz zenci)

     
     
    -hangi bölümde okuyosun?
    -mimarlık
    -oooo.ne güzeeeel.çok güzel bi bölüm yaa.iç mi dış mı?
    -defol


     
     
    -a mimarlıkta mısın ,ne zaman bitiyo (ve ya kaçıncı sınıf )
    -bi defolup gider misin?

     
    simdi asil olarak cok kutsal bir meslek, tas tas üstüne koymak ama bunu edebiyle usturubuyla yapmak. icinde fen bilimlerinin büyük rol oynadığı hatta bunları bilmeden yapılamayacak tek sanat sanırım.
    mimarlık sanat mıdır?
    evet sanattır çünkü tonlarca çelik, cam, beton, ahşap yığınına şekil veriyorsunuz ve adam akıllı bir mimarsanız bunu yaparken estetik kaygılar güdüyorsunuz.* üstelik yaptığınız işin tek boyutu bu değil birde fonksiyon ve statik unsurlarda var.*
    mimar kişi* bu işi yaparken önce çevreye uyum kaygısına sahip olmalı sayfalarce eskiz kağıdı dolusu leke çalışmalı sonra lekeden yola çıkarak fonksiyonu çözmeli çözerken estetik kaygılarına sahip çıkmalı çıkan kütleden doğru düzgün bir cephe görünüşü ortaya çıkarmalı. tüm bunları yaparken mevcut imar yönetmilikleriyle
    ters düşmemeli mühendisleri kıl etmemeli ve onlarla iyi anlaşmalı. işin statik kısmınıda düşünmeli sonra gerekli detaylar çözmeli. mimarlar odası, belediye, tapu, kadastro ve hatta gerekliyse anıtlar kurulundan gerekli onayları almalı tüm bunların
    içinde müşteriyi memnun etmeli. işin uygulamasına gelince şantiyecilerle çatışmamalı, ustalara istediğini anlatabilmeli, ustaların anlayabilmesini sağlamalı. en sonunda bina bitince ayakta kalabilmeyi başarmalıdır.
    iç mimarlara gelince onların olayları daha farklıdır, işleri daha çabuk ilerler ama maison francaise alan veya home art okuyan her kadın veya adam kendini bir şey zannettiğinden hiç de kolay değildir onları işide. bir sürü yayın takip etmeli, ve güncel trendler dahilinde yapmalıdır işini.
    velhasıl zor zenaattir.

     
     
    ispanyolca, şımartmak.

     
     
    kendini beğenmişlik çok önemlidir. ukalalık, çokbilmişlik ön planda olmalıdır. insanı uyuz eder aslında bu davranışlar. ama türk müşteriye de böyle mimar gider ancak. mimara, mühendise işini öğretmeye kalkar türk müşteri. e mimarlık gibi önemli bi hususta da bi şekilde patronun kim olduğunu müşterinin ps..olojisine kazımak gerekir ki gık diyemesin mimarın dedikleri karşısında.

     
    imar eden kisi
    miyop kisi hic birseyden memnun olmayan kisi

     
    okuldayken kurduklari hayalleri mezun olduktan sonra gerceklestirebilip mutlu olmuslar midir diye hep merak ettigim insanlarin mesleki adlari. cogu "machines for living" cisiyo heralde, aslında turkiye'ye agil zincirleri de iyi giderdi.

     
     
    okulu baska ,meslek yasamı farklı alem bir meslektir,okuldayken sanırsınız ki hemen bir büro accem,projeler cizicem,avan,uygulama vs,sürekli concept kurucam,tasarım yapıcam,ama olmaz,okulda derler ki felsefe oku,birey ol,niye siz birikim,varlık okumuyorsunuz,kıro degil mimarsınız,beynini gelistir,kültür yumagı ol,düsün.ama iş hayatı harcar adamı,verirler eline metrajı keşifi,şantiyesini,para hesabını,malzeme siparişini,bu işde çalışma yeri olarak kendini müteahhit şirketlerde,müşavir firmalarda, camcılarda, celikcilerde, betoncularda,giydirme cephecilerde,camcılarda ve hatta yalıtımcılarda (pazarlamacı olarak) bulma ihtimalinde var,eger ki sanslı isen bir büroda önce teknik ressam modunda bi miktar bişiler kapa kapa devam edersin egitimine,ama ki o şekilde de mimarlık yapabilme ihtimalin kesinlik tasımaz,ömrünce cizimcibasi kalabilirsinde.
    okulda kurulan maddi beklenti
    hayallerinle de uyusmaz reality,star mimar abilere kanmak yanıltır adamı,öyle süper paralar kazanılmaz bu işde.
    ama garip bir sevgi duyulur,ben asla baska bir is yapamazdım diyorsan dogru seyi secmissindir gece sabaha karısırken gözler baygın bakar vaziyette hala bacaklarının sızlamasına aldırmadan bişiler karalıyorsan.ki zaten o anlar bir cesit transdır,gelecekde neşe ile hatırlanır,düşünmüşsündür ve müzik eşliğinde otomatik pilot yönetiminde cizersin.egitim sekli olarak cok zevkli bulurum mimarlıgı,eger ki okulunda gercek anlamda entellektüel akademisyenler mevcut ise insana hayatsal egitim de verir.

     
    kendine işkence yapmayı meslek bellemiş, bide ustune ustluk bunu belgeletmis * olan kisi ...
    acıyorum acınacak halimize

     
     
    uykusuz gecen geceler,kan canagı olmus gözler,kafein ve nikotin tüketiminin had safhada oldugu yılların ardından diplomanın yanısıra boyun fıtıgı,miyoplukta hediyesidir..
    herkesin karizmasına hasta oldugu meslek sizin ömür törpünüzdür ama yinede seversiniz....

     
     
    gerek egitimi, gerekse meslege yonelik bakis ve tanim acisindan bolumdeki hocalarin agzindan mimarlik:
    - arkadaslar, hepiniz hosgeldiniz. bundan boyle 8 yil suresince bu bolumde beraberiz (1. sinif,okulun acilmasinin 2. gunu, yapi elemanlari 1 dersi)
    - bu egitimi yuzme ogreniyormussunuz gibi dusunun. biz sizi denize degil, okyanusa atiyoruz ve cirpinmanizi seyrediyoruz. biriniz bir parca basarip gemiye tutunmaya kalktiginda ise tutunan elini ayagimizla itip tekrar okyanusa atiyoruz. yapamayacagini dusunen varsa bunu gurur meselesi yapmasin, yolun basinda birakip tekrar sinava girsin. (1. sinif, ilk dönem, temel egitim dersi)
    - projeden kalanlar, sene kaybettikleri icin uzulmesinler. mimar sinan bile 40 senede mimar oldu (2. sınıf, okulun bitmesine hala 4 sene var, hic azalmiyo nedense kalan donem sayisi)
    - mimar tanrıdır!!! ( mimarlikta 6. senemde proje dersinde bir prof un yorumu)

     
     

    eğitimi süresince "e artık bu sene bitiyo mu?" sorusundan nefret eden, proje teslimlerinden önceki gecesi gündüzüne karışmış 2 hafta boyunca "şu okul bitsin ben başka iş yapıcam, bu kadar mimarlık bana yeter" diyen, bu işi bi gecelik iş sanıp "hadi bana bi ev çiziktiriver"* diyenleri bi güzel dövmek isteyen, zor beğenen, kaprisli, ama çoğu mesleğini çok seven kişiler.
    bi de mimar uyumaz, mimar yemek yemez, mimar ağlamaz, mimar zattırımaz zutturumaz..
    kesin ukala insan. aslında elinde de diil tabi ole öreniyoler okulda ondan, yoksa hepsi iyi insanlar. bide her konuda ukalalık yapmasa zaten yapabileceği bissürü alan tanımlanıyo okulda.

     
     
     
     
    1 hafta icinde gerekirse 72 saati cizim yapmaya harcarlar...*

     
     
    çizer

     
     
    -demek mimarsiniz,ic mi dis mi?
    -agir konusur kalbini kirarim.

     
     
    -demek mimarsiniz,ic mi dis mi?
    -ssst terbiyesizligin luzumu yok.

     
     
    -demek mimarsiniz,ic mi dis mi?
    -aradayim ben.

     
     
     
    istiklal caddesinde, dun gece bir santiyeye, isciler tarafindan kutu proffillerin tasinmasi sirasinda olusan hengameye "acilin ben mimarim!" diyerek dalmam, iscileri benim kadar gulumsetmedi ne yazik...

     
    -demek mimarsiniz,ic mi dis mi?
    -icli disli olmayalim mumkunse..!

     
     


     
     
    -demek mimarsiniz,ic mi dis mi?
    -mimaride ic dis birligine inanan bir kisiyim.

     
     
    tasarladığı yapılara adının yazılması gerektiğini düşündüğüm yaratı erbabı.

     
     
    yurtdisindaki gorevi muhendisle koordine calisip sanat eseri yaratmak, turkiyedeki gorevi muhendise giciklik yapmak olan insan

     
     
     
    bir yere geldiklerinde ilk yaptıkları iş o yapıyı eleştirmek olan ama kendi yaptıkları bir şey eleştirilince küfredilmiş gibi hisseden kişilerdir.birlierinin onlara hak yolunu göstermesi gerekir yazık vala.

     
     
     




    tanri kadini yaratmis ve eseri hakkinda gorus bildirmeleri icin sanatci melekleri ile mimar melegini huzura cagirmis.
    ressam melek "yuce tanrim demis, bu ne nefis bir calisma, gozlerin ve saclarin o renk ahengi, durusundaki o asalet, o dudak ve yanaklar.. gercek bir basyapit" seklinde gorus belirtmis.
    heykeltras melek ise eserin oranlarina tav olmus "o ne oranlar o ne narin bir yapi, hele o aristokrat burun o nefis cene.. tebrik ederim tanrim bundan daha iyisi olamazdi" demis.
    mimar ressama sira gelince kadinin sooyle bir karsisina gecmis orasina burasina bakmis, biraz dusundukten sonra:
    "fena degil" demis "ama daha iyi olabilirdi.."

    tanri bu beklemedigi cevap karsisinda sasirmis , sormadan edememis "neresini begenmedin??"

    mimar melek cevaplamis "islak hacimlerle eglence alanlarini ayni yerde cozmussun" :)))))))

     
     
    kısaltılmışı mimdir. yüksek kısaltılmışı yük mimdir. ayrıca iç mim, yük iç mim, mim müh, yük mim müh varyasyonları da mevcuttur.

     
     
    bir mimarin en iyi dostu geceler, en buyuk dusmani ise uykudur.

    ogrencilik donemlerinde bazuka tasıyan millet...

     
    genelde uçuk kaçık yapılar dizayn eden, sonra da inşaat mühendislerinden o uçuk yapıları ayakta tutmalarını bekleyen meslek grubu.

     
     
    m.ö 25 yılında yaşayan vitrivius’a göre;

    “...iyi öğrenim görmüş
    kalemi kuvvetli
    geometri bilen,
    tarih bilgisi yüksek
    filozofları izlemiş
    müzikle ilgisi olan
    tıpla ilgili bilgiye sahip
    hukukçuların görüşlerini bilen
    gök bilimi ve dine aşina”
    olmasi gereken kisi...

     
     
    öğrencilik günlerinde giderek işkenceye alışan ve  hayatın sırrına sahip olduklarına ise okul bittikten sonra bile inanmaya devam eden ve hoca olup işkence döngüsüne katılmanın dayanılmaz cazibesine kapılmış zümre. bir jüri sonrası hayatımı sorguladığımda bu kaçınılmazdan kaçınamayacağımı anladım... bende onlardanım :(

     
     
    sınırlama yapmak gerekirse mekan tasarımcısı denebilir.  


     
    egosu bir anlamda icarus'un kanatları işlevi gören insandır. kanatları olmadan uçamaz, yükselemez, kendini gerçekleştiremezse esamesi okunmaz. fazla yükselirse, kendinden başkasını tanımazsa yere çakılır.

    bir nevi kendini tanrı sanan, kuldan hallice..

     
     
    eğer mimarlar konuşurken gözlerinizi kaparsanız, bir süre sonra tüm o konuşulanları "vır, vır, vır, vır, zır, vır, vır, vır!" patternine uydurabiliyorsunuz. deneyin!

     
     
    okul zamaninda hazirladiklari renkli, civil-civil calismalar ile ödev tesliminde bile sürekli yerles.. kaliplari kullanmak zorunda kalan mühendisleri catlatan, cok degis.. formatlarda is yapabilen, bitirme tezinde dahi acaiplik yapma hakkina sahip, tuhat tuhaf model yapan, en dandik calismalari bile sanat kategorisine sokup durumu idare edebilen sonra da bütün bu serbestligin bedeli olarak saatlerce, günlerce, haftalarca yamuk yumuk oturup cizim yapmak zorunda kalan, bir detay hatasi yüzünden hakaretlere ugrayan profesyonel insan evladi. hem özendim, hem acidim.

     
     
     
     
    ayni anda, muhendis bilim insani, tasarimci ve sanatci olan meslek insanlari.

     
     
    evinin düzenini sürekli değiştiren ve bahane olarak "ne yapayım, mimarım, benim işim bu!" diyen insan türüdür.

     
     
     
    tanrı gibi yaratan, kral gibi emir veren ve köle gibi çalışan (vurgu sonuncusunda) insan grubu.

    "create like god, order like king and work like a slave, with an emphasis on the last."
    ps. bunu kimin söylediğini unuttum. bi ihtimal wolf prix.

     
     
     
     

    sürekli gözlem yapan insan modeli
    4 senede bitirenin alnından öpülen,okula vampir gibi gidilen,güya entellektüel
    bi bölüm olan ama 4 senede bi faydasını göremediğimiz,çileli,zorlu,dayanılması zor çelik gibi sinirler gerektiren bölüm.

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/5/2007 - Mimari fıkra
  • Kategori: Eglence

    Tanri kadini yaratmis ve eseri hakkinda gorus bildirmeleri icin sanatci melekleri ile mimar melegini huzura cagirmis.

    - Ressam melek "yuce tanrim demis, bu ne nefis bir calisma, gozlerin ve saclarin o renk ahengi, durusundaki o asalet, o dudak ve yanaklar.. gercek bir basyapit" seklinde gorus belirtmis.

    - Heykeltras melek ise eserin oranlarina tav olmus "o ne oranlar o ne narin bir yapi, hele o aristokrat burun o nefis cene.. tebrik ederim tanrim bundan daha iyisi olamazdi" demis.

    - Mimar meleğe sira gelince kadinin sooyle bir karsisina gecmis orasina burasina bakmis, biraz dusundukten sonra:
    "fena degil" demis "ama daha iyi olabilirdi.."

    Tanri bu beklemedigi cevap karsisinda sasirmis , sormadan edememis "neresini begenmedin??"

    Mimar melek cevaplamis "islak hacimlerle eglence alanlarini ayni yerde cozmussun"

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Mimarlıkla ilgili birçok bilgiyi bulacağınız tek blog

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • http://www.e-diyarbakir.info
  • http://www.arkitera.com
  • http://www.mimarch.biz
  • http://www.mimarlikmuzesi.com
  • http://www.mimarim.com
  • http://www.mimarlikkitabevi.com
  • http://www.dexigner.com/tr

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • dizahren

    Reklam

  • Bursunuzu Nereye Harcıyorsunuz?
    Eğitimim için harcıyorum
    Ev kirasına veriyorum
    Biriktiriyorum ilerde büro açacağım:)
    Ozalitçiye para yetiştiriyorum


    Sonuçlar
    Sayfa: 1 - Toplam: 4
    | Sonraki Sayfa
    Mimarlık Öğrencileri Bilgi Paylaşım Platformu